Level 2
Level 1

New level


193 words 0 ignored

Ready to learn       Ready to review

Ignore words

Check the boxes below to ignore/unignore words, then click save at the bottom. Ignored words will never appear in any learning session.

All None

Ignore?
bolt
fırlayıp kaçmak,tabanları yağlamak
abolish
yürürlükten kaldırmak
alongside
yanında,bitişiğinde(beside,next to)
appalling
şok edici, dehşet verici(dreadful,horrendous)
appointment
atama,tayin
artifact
insan eliyle yapılmış (sanat)
appreciate
anlamak,farkına varmak
elimination
ortadan kaldırma,yok etme,hesaba katmama
approach
yaklaşmak(zaman/mesafe bakımından bir şeye/birine),müracatta bulunmak,ricada bulunmak
auditorium
izleme salonu
bitingly satirical
aşırı alaycı,insafsızca eleştirmek
broadly speaking
genel konuşmak gerekirse (generally,mostly)
ceaseless
durmadan,aralıksız (nonstop)
conclude
sonuç çıkarmak (assume)
immobilize
hareketsiz/sabit kalmak
conceive as
- olarak algılamak/düşünmek
forthcoming
yakınlaşmakta olmak (yılbaşı vb.)
correspond to
bir şeyle uymak
suffrage
oy kullanma hakkı
precede
önce gelmek
cross out
üstünü çizmek,silmek (delete)
curator
sanat galerisi/müze/kütüphane görevlisi
customary
geleneksel (conventional,traditional)
deduce
sonuç çıkarmak (conclude,assume)
deduction
tümevarım,sonuç (conclusion)
defect
bozukluk,kusur,hata
degeneration
yozlaşma,aslını kaybetme
demobilize
askerden terhis etmek
desolate
mutsuz,kederli (depressed),terk edilmiş (deserted)
develop
(vücudun ürettiği bir hastalığa)yakalanmak -->develop cancer;kanser olmak gibi
deviate
sapmak,yönünü değiştirmek (diverge,stray)
differintiate
ayırmak (distinguish)
pedestrian
yaya
dispatch
göndermek,yollamak (send,submit)
displeased
hoşnut kalmamış,memnun olmayan (discontented,unsatisfied)
dispute
tartışmak,tartışma
disseminate
(bilgi,fikir vb.) yaymak,dağıtmak
distress
tehlike,acı
distribute
dağıtmak (dispense)
dosile
evcil,uysal
enclose
çevresini sarmak (cover)
enhance
büyülemek
clearance
mağazayı boşaltma,malları elden çıkartmak
echancement
yükseltme,artırma,çoğaltma(improvement,enrichment)
parity
eşitlik,benzerlik
equip
donatmak
evidently
açık ve şüphe götürmez bir şekilde
excursion
keşif gezisi
influential
nüfuzlu,sözü geçer,çevresi geniş (well-connected)
export
ithal etmek
expose
açıklamak,arz etmek,maruz bırakmak
fairly
oldukça,adilce
falsify
hesaplar üzerinde oynamak,sahtekarlık yapmak
famish
aç kalmak,açlıktan ölmek (starve)
fare
(otobüs,uçak vb için) fiyat
favourable
olumlu,yapıcı,uğurlu(auspicious)
fetch
gidip getirmek
fiancé
(erkek) nişanlı
fiancée
(kadın) nişanlı
fierce
şiddetli,kıyasıya,çetin (rekabet vb),azmış,azgın (köpek vb.)
invoke
çağırmak
content with
-den memnun
robust
sağlıklı
flee
kaçmak(escape)
dress code
(bir şirket veya okulda) kıfayet genelgesi (üniforma gibi)
forceful
güçlü,kuvvetli,etkili,ikna edici
fortify
güçlendirmek (strengthen,enrich)
frail
zayıf,cılız (feeble)
fussy
aşırı titiz (meticulous,fastidious,diligent)
comprise
içermek (include)
glance
göz atmak
gloom
karanlık
snatch
kapmak,el koymak
grow tired of smt.
-den yorulmak
harass
saldırmak,taciz etmek
focus on
odaklanmak (centre on)
hasten
acele etmek
resolve
çözmek,karar vermek,karara bağlamak
havoc
hasar,yıkım(destruction)
highly
oldukça,epey (extremely)
hollow
oyuk,boşluk (ağaç kavuğu gibi)
idle
tembel (indolent,lazy)
illustrate
örneklerle açıklamak
impact
çarpmak
correspond with
biriyle yazışmak
impeach
suçlamak,itham etmek(accuse)
implement
gerçekleştirmek(realize)
implicate
bulaştırmak
impose
zorla kabul ettirmek,koymak (vergi),yük olmak
partially
kısmen
imprisonment
hapse atmak(incarceration)
incapacitate
yetersiz bırakmak(debilitate)
incline
eğilimli olmak
indiffirent to
kayıtsız/ilgisiz olmak
incorporate into
dahil etmek(include,integrate)
induce
neden olmak,ikna etmek
broil
ızgara yapmak,kavurmak
compete with
başkasıyla aynı yerden beslenmek,geçim sağlamak
infer
anlamak,sonucunu çıkarmak
inherit
mirasa konmak,miras olarak almak (come into)
injustice
adaletsizlik (inequality,unfairness)
insatiable
aç gözlü,gözü doymaz
insignificant
önemsiz,anlamsız
glorify
yüceltmek (praise)
insist ON
ısrar etmek(persist IN)
institute
kurmak
interrogate
sorguya çekmek
stray
başıboş
irregularity
yolsuzluk,hile,düzensizlik
imperil
tehlikeye atmak(endanger,jeopardize)
joint
eklem,ortaklaşa yapılan (mutual)
abductor
adam kaçıran
kennel
köpek kulübesi
knock
devirmek
commuter
ev ile iş arasında mekik dokuyan,gidip gelen
integrate
bütünleşmek
latter
sonraki
legislate
kanun yapmak
levy
haciz
listless
yorgun(exhausted)
loathe
nefret etmek (abhor,hate)
compound
bileşik
meander
menderes,kıvrım,labirent
measure
ölçmek
municipality
belediye
narrowly
kıl payı,güç bela,ucu ucuna
neglect
ihmal etmek (ignore)
neutrality
tarafsızlık(impartial)
infrequent
nadiren
oppress
zulmetmek (presecute)
originally
ilk başta,önceleri (initially,at first)
outcrop
yeryüzüne çıkmış kaya
outcry
feryat figan,çığlık
outdo
birini geride bırakmak,sollamak(surpass)
outing
gezi
overlook
göz ardı etmek
overtake
(arabasıyla başka bir arabayı)sollamak,bastırmak
yield
meyve vermek,ürün vermek
persevering
gayretli
comply (with)
-e uymak,-e itaat etmek (abide by)
plague
veba,dert
plead
savunmak,yalvarmak,rica etmek
pledge
söz vermek
polio
çocuk felci
raid
baskın,saldırı
considerately
düşünceli bir şekilde
referee
hakem (arbitrator)
refund
geri ödemek
let out
serbest bırakmak (release)
relentless
acımasız
reminiscent of
hatırlatan,andıran
replica
aslında çok benzeyen kopya
resentful
alıngan,darılmış
resort
başvurmak,çare,tatil yeri
wanton
ahlaksız,sebepsiz
cramped
hijyenik olmayan
rubble
maloz,döküntü
savage
vahşi
scald
yanık,haşlanarak yanmak
seam
dikiş
sedate
sakinleştirmek,sakin,soğukkanlı
sentence
hapse atmak
sewage
lağım
show off
hava atmak
course
gidişat,ilerleme(zaman/mekan içinde),(nehir için) akış yönü,öğrenim,kurs
situate
yerleştirmek
sociable
sıcak kanlı
spillage
(yere vb.)dökülen şey
spouse
eş(karı/koca)
spring
su kaynağı
startle
korkutmak,şaşırtmak
steadily
istikrarla,sürekli (constantly)
stealthily
hırsız gibi,sinsice (sneakily)
stimulate
uyarmak,motive etmek
suggestive of
imalı,manalı
suppress
bastırmak (duygularını vb.)
docile
evcil
shrine
kutsal mekan (sanctuary)
tenderness
hassaslık,sevecenlik
transmit
bulaştırmak,iletmek
trim
düzeltmek,budamak
tripe
saçma,işkembe
unattended
sahipsiz
turn in
(yetkili kişiye) teslim etmek,uyumaya gitmek
collapsible
katlanabilir
boorish
kaba
undermine
baltalamak,çürütmek (weaken)
unrestricted
sınırsız (unlimited)
unwind
gevşemek,rahatlamak
diligently
özenle
whirl
girdap
withdraw from
(savaştan,seçimlerden) geri çekilmek,hesaptan para çekmek
withdrawn
içine kapanık