Level 15 Level 17
Level 16

1401 - 1500


100 words 0 ignored

Ready to learn       Ready to review

Ignore words

Check the boxes below to ignore/unignore words, then click save at the bottom. Ignored words will never appear in any learning session.

All None

Ignore?
kartel
Tekelcilik / Gemilerde içlerine içme suyu konulan, ortası basık, küçük fıçı
konfeksiyon
Hazır giyim eşyası 2. Hazır giyim eşyası diken sanayi kolu /// Hazır giyim, hazır giyim eşyasına verilen genel ve hazır giyim eşyası diken sanayi koluna verilen isimdir. Özellikle dokuma cinsi kumaşın kesimhanelerde kesildikten sonra dikiş makineleriyle isteğe uygun biçim ve şekillerde dikildiği dokumacılık üretiminin son aşamasının yapıldığı işletme türüdür.
senkron
Eş zaman, asenkron karşıtı / Aynı zamanda meydana gelen
yek
Bir, tek
etnisite
etnik köken, ırk, soy
teorem
Kanıtlanabilen bilimsel önerme / Mantıksal usa vurma ile kanıtlanan önermenin veya özelliğin bildirimi
ultrasonik
Kulağın duyamayacağı frekansta ses dalgalarının özelliği. 20000 hz'ten yüksek ses dalgası
rampa
Yokuş / Özellikle istasyonlarda, vagonlara eşya yüklemek veya boşaltmak için yapılan, ambarın önünde bulunan set
ağıl
Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç / Hale
teori
Kuram / Uygulamalardan bağımsız olarak ele alınan soyut bilgi 2. Belirli bir konudaki düşüncelerin, görüşlerin bütünü 3. Sistemli bir biçimde düzenlenmiş birçok olayı açıklayan ve bir bilime temel olan kurallar, yasalar bütünü, nazariye
tasarruf
Bir şeyi istediği gibi kullanma yetkisi, kullanım / Tutum / Para biriktirme, artırım
metanet
Metin olma, dayanma, dayanıklılık, sağlamlık
şofben
Su ısıtıcısı, Gaz veya elektrikle çalışarak sıcak su sağlayan araç
sempatizan
bir kimseye ya da bir konuya sempati besleyen (kimse). // üyesi olmamakla birlikte bir partinin, bir örgütün görüşünü benimseyen, onu destekleyen ya da bir öğretiyi, görüşü, akımı tutan, onun yandaşı olan (kimse).
provokasyon
Kışkırtma
karambol
Bilardo oyununda isteka ile vurulan bilyenin öbürlerine dokunması Çarpışma, birbirine çarpma // kişilerin ya da nesnelerin birbirine çarpması, çarpışma, karışıklık.
veli
Ermiş / Bir çocuğu koruyan, işlerine bakan ve her türlü davranışından sorumlu kimse, ege, iye
ege
Veli, yüce, büyük, ulu
haspa
Kızlara, kadınlara şaka veya alay yollu söylenen bir söz
sorutmak
Ayakta durmak, dikilmek, beklemek / Somurtmak, surat asmak
körfez
Karanın içine sokulmuş deniz parçası, koy, haliç (coğrafya) / Kuytu, işlek olmayan
paprika
Acısı az bir tür kırmızıbiber
teneşir
Üzerinde ölü yıkanan ayaklı tahta, salacak, teneşir tahtası
spatula
Bir ucu yassı, diğer ucu elle tutalacak şekilde olan, yassı ucu ile hamur, merhem, boya, macun gibi şeyler ezilen, karıştarılan ve bir yüzeye sürülen alet, mablak.
kaside
Bir şiir türü (divan edebiyatında)
hicret
Göç / Muhammed ve diğer Müslümanların, baskılardan kurtulmak için 622'de Mekke'den Medine'ye göç etmelerine verilen isim
halife
Hz. Muhammed'in vekili olarak Müslümanların imamlığını ve din koruyuculuğunu yapmakla görevli kimse / Hükümdar / Çok iyi yetişmiş, eğitilmiş kimse
argo
Her yerde ve her zaman kullanılmayan veya kullanılmaması gereken çoklukla eğitimsiz kişilerin söylediği söz veya deyim
spazm
Özellikle kalp, mide, bağırsak ve kasların elde olmadan kasılması
sarınmak
Sarmak, Kendi üstüne sarmak
defne
Yaprakları güzel kokulu ve yaz kış yeşil olan bir ağaç, develik (Laurus nobilis)
regl
Âdet (kadınlarda görülen fizyolojik olay)
rasyonel
Ussal, akla uygun, aklın kurallarına dayanan, ölçülü
farfara
ağız kalabalığı, gürültü. // Çok konuşan, geveze
jargon
Aynı meslek veya topluluktaki insanların ortak dilden ayrı olarak kullandıkları özel dil veya söz dağarcığı
kamış
Sulak yerlerde yetişen, uzun, içi boş, sert gövdeli ve boğumlu bitki, saz.
endüstri
Sanayi (sanayi = Ham maddeleri işlemek, enerji kaynaklarını yaratmak için kullanılan yöntemlerin ve araçların bütünü, işleyim, uran)
susta
Köpeğin arka ayakları üzerinde durması / Emniyet yayı (örneğin: sustalı çakı) / Yıldırma
palyatif
Geçici
rafine
İşlenmiş / Kristalleştirme, damıtma gibi ayırma yöntemleriyle istenmeyen maddelerden arındırılmış (yağ, petrol vb.) / Hassas, duygulu, nazik, ince, seçkin
koy
Küçük körfez, / Denizin, gölün küçük girintiler biçiminde karaya doğru sokulduğu bölümü
Balkanlar
Avrupa'nın güneydoğu kesimi (Yunanistan'ı içinde barındırır)
aforoz
Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası
envanter
Ticari mal ve değerlere ait döküm, bu iş için hazırlanmış çizelge // bir işletmenin para, değerli kâğıtlar, taşınır ve taşınmaz mal varlıklarıyla alacaklarını ve borçlarını oluşturan bütün öğeleri miktarları ve değerleriyle ayrıntılı olarak gösterme işlemi. // Envanter, belirli bir tarihe ilişkin borç, alacak ve varlıkların miktarlarının ve değerlerinin, sayım, kontrol ve düzeltme yaparak saptanmasıdır. Psikolojide kullanılan envanter ise (envanter tipi test), sadece evet ve hayır ile cevaplanacak soruları içerir. // Her ülkenin kendine ait muhasebe ve envanter sistemi vardır; bu yazı ekonomi teorisi, Birleşik Devletler finansal muhasebe kuralları, ve Eliyahu M. Goldratt'ın throughput accounting indendir. Ulusal sınırlar ekonomiyi sınırlamaz, ve throughput accounting fonksiyonları ulusal düzenlemelerden bağımsızdır çünkü kamusal finans raporlarını sadece dolaylı olarak etkiler. ABD deki kuruluşlar envanter lerini kullandıkları Generally Accepted Accounting Practices (GAAP) uygun olarak kullanırlar, ki bu kurallar Financial Accounting Standards Board (FASB) (ve diğerleri) tarafından konmuştur ve uygulanması ABD menkul Kıymetler Komisyonu (SEC) ve diğer federal ve yerel yönetimler tarafından zorunlu tutulmuştur. Envanter yönetimi işletmelerin iç işlerini maliyet muhasebesi metotlarından dolayı etkiler.
prebiyotik
bir organizmanin gelismesi ve cogalmasi icin gerekli olan maddelere verilen ad // Prebiyotik, kolondaki bir veya sınırlı sayıdaki bakterilerin gelişmesini veya aktivitesini seçici olarak arttıran, insan vücudunu faydalı bir şekilde etkileyen sindirilemeyen gıda bileşenidir ve de insan sağlığını düzeltmektedir
folklor
Halk bilimi // Halk bilimi veya folklor, bir ülkede veya bölgede yaşayan halkın kültür ürünlerini, sözlü edebiyatını, geleneklerini, törelerini, inançlarını, mutfağını, müziğini, oyunlarını, halk hekimliğini inceleyerek bunların birbirleriyle ilişkilerini belirten, kaynak, evrim, yayılım, değişim, etkileşim vb. sorunlarını çözmeye, sonuç, kural, kuram ve yasaları bulmaya çalışan bilim dalıdır[1]. "Halk bilimi", Arapça kökenli bir sözcük olan halk[2] ve Türkçe bilim sözcüklerinin bir tamlama oluşturmasıyla ortaya çıkmıştır. En basit haliyle halkla ilgilenen bilim anlamındadır. "Folklor" terimi ise Türkçeye Fransızcadan geçmiş olup, folk (halk) ve lore (bilgi)'den gelmektedir. Terim ilk kez İngiliz araştırmacı William Thoms (1803-1885) 1846 yılında, Londra’da yayınlanan “Athenaeum” adlı bir dergideki yazısında kullanmıştır.[3] Thomas söz konusu yazısında halk edebiyatı ve halk gelenekleri konularındaki ürünleri inceleyen bilim dalına ad olarak Folklore teriminin kullanılmasını önermiştir. Johann Gottfried von Herder de Alman halkının otantik ruhu, geleneği ve kimliğinin belgesi olan folklorün kaydedilmesi ve korunması gerektiğini ilk savunan kişilerden biri olmuştur.
pelüş / peluş
Bir yüzü uzun tüylü, yumuşak ve parlak, kadifeye benzer bir kumaş türü
zatürre
Ateş, öksürük ve balgamla beliren, tehlikeli bir akciğer hastalığı, batar
fauna
Belli bir bölgede yaşayan hayvanların tümü, direy
mülteci
Sığınmacı
kefalet
kefil olma / başkasının borcunu garanti etme, üstlenme işlemine verilen ad, kefillik / birinin vaad ettiği işi yapmaması halinde, onun yerine o işi yerine getirmeyi kabullenme, o kişinin şahsına kefil olma
kelalaka
"İlgisi yok, ne ilgisi var" anlamlarında kullanılan bir söz
viral
Virüslerle ilgili // Viral kelimesinin son yıllarda internette çokça dolaşması birçok kişi için viral ne demek sorusunu doğuruyor. Viral, aslında tıbbi bir kelime ve virüslerin yayılması, çoğalması anlamına geliyor. Elbette dijital ortamdaki viral tıbbi amaçlarla kullanılmıyor. Viral reklam, bir içeriğin kontrolsüz şekilde internet ortamında paylaşılması, yayılması anlamına geliyor. viral reklam çalışmalarında ürün, hizmet ya da marka geri planda kalır, ön planda ilgi çekici bir hikâye ya da mizansen yer alır. İzleyiciler içeriğin ticari detayını fark etse bile bu rahatsız edici boyutta olmadığından markadan çok hikâyeyi sevdikleri için çalışmanın yayılmasına, viral olmasına katkıda bulunurlar. Viral içerikler çoğunlukla gönüllülük esasıyla paylaşılıyor, insanlar söz konusu içeriği ilgi çekici ve eğlenceli bulduğundan birbirine gönderiyor. Ağızdan ağza pazarlama yöntemine benzeyen viral içerik, yüzde yüz internet ortamında yayılan bir içerik olduğundan dikkat çekiyor. Viral reklamlar genellikle video tabanlı olduğundan Youtube başta olmak üzere Twitter, Instagram ve sözlükler gibi sosyal mecralarda yayılıyor.
fi tarihi
Oldukça eski bir zamanda, bir zamanlar, tam olarak bilinmeyen eski bir zamanda
ülker
Boğa takımyıldızı sınırları içinde bulunan, yedi parlak yıldız ve etrafındaki gaz katmanı ile güzel görünüm veren yıldız kümesi, Yedikızkardeş, Süreyya, Pervin
sofizm
Bilgicilik // Bilgicilik veya sofizm, Antik çağ Yunan felsefesinde önemli bir felsefi düşünce akımı. Antik Yunan’da MÖ 5. yüzyılın ikinci yarısından MÖ 4. yüzyılın başlarına değin para karşılığı felsefe öğreten gezgin felsefecilerin (sofistler) oluşturdukları akıma bilgicilik denir. Sofist deyimi, bilgeliği yeğleyen öğreti, bilgi öğretmeni, siyasada yararlı olma sanatı, söz söyleme sanatı anlamlarında kullanılmıştır. MÖ 5. yüzyıl, antik çağ Yunan felsefesinde bilgicilik akımının egemen olduğu çağdır. İlk düşünür sayılan Thales'den beri ortaya atılan sayısız varsayımlar, sonunda insan zekasını şahlandırmış ve bütün olup bitenleri yeniden gözden geçirerek kıyasıya eleştirmeye yöneltmişti. Doğa bilimlerinin denetiminden yoksun insan düşüncesi, varlığın temeli konusunda daldığı hayal aleminden kendisine dönüyordu. Bilgicilik akımının inceleme amacı, insanın kendisiydi. Protagoras'a göre , “İnsan her şeyin ölçüsü”ydü. Bilgi, teorik bir merak değil, pratik bir yarar olmalıydı. Bilgiciler, özdekçi düşünceleri sürmekle beraber, ürünü oldukları idealist çizgiyi sürdürmüşler ve dünyayı tanıma olanağını yadsımışlardır. İşte bu idealist çizgidir ki, bir yandan bilgicilik akımını yozlaştırarak felsefeyi güzel söz söyleme sanatına dönüştürürken diğer yandan idealist ilkelerin gelişmesi sürecini doğurmuştur. Platon'dan ve özellikle Aristoteles'den sonra küçümsenmeye başlanmış ve isim olarak yanıltmak amacıyla yapılan yanlış usavurma anlamına kaydırılmıştır. Mantıkta bu yanıltmacaların çeşitli biçimleri saptanmıştır. Genellikle bu yanıltmacalar uslamlamanın biçimsel kurallarına uygundur, karşısındakini kandırmaz ama kolaylıkla yadsıyamayacağı biçimde şaşırtır. Örneğin söz konusu olan sorundan büsbütün başka bir sorunu tanıtlamak, tanıtlanması gerekeni kendisiyle tanıtlamak, eksik tümevarım yapmak bu gibi yanıltmacalardandır. İngiliz düşünürü Bentham, dört çeşit parlamento yanıltmacası saptamıştır: Bir konuda sağlanan söz üstünlüğünü büsbütün başka bir konuda kullanmak. Dış ve iç tehlike kuruntusu yaratarak istenilen sonucu elde etmek. İstenileni asla gerçekleşmeyecek koşullara bağlayarak kabul etmek. Sorunları bilerek birbirine karıştırmak ve böylelikle istediğini elde etmek.
tünemek
Tabure, yüksekçe iskemle vb. üzerine oturmak
revaç
Sürüm (ticaret)
toros
Kütüklerin ve büyük ağaçların tepelerine açılan, kolay sürüklenmesini sağlayan kayış ya da ipin geçirildiği delik.
polyester
Tahta üzerine sürüldüğünde koruyucu, parlak bir katman oluşturan poliasidin doymamış alkollere veya glikollere etkimesiyle elde edilen kimyasal madde
Anglosakson
anadili İngilizce olan kimse, İngiliz. // V. yüzyıl ortalarında Britanya adasını ele geçirerek oraya yerleşen Cermen soyundan oymaklara verilen ad. 2.
fiske
Parmak uçlarıyla yapılan hafif vuruş
çile
Zahmet, sıkıntı
kült
Din / tapınma, tapma /// Kült sözcüğü popüler kültürde birçok anlamda kullanılmaktadır. Genellikle klasik sanat eserleri için kullanılan bu sözcük, değerli eserleri temsil eder. Köklü, sanat değeri yüksek film ve edebiyat eserlerini ifade eder. Ancak sözcüğün kökenlerine inildiğinde bu anlamın çok dışında kullanıldığı görülmektedir. // KÜLT SÖZCÜĞÜNÜN KÖKENİ: Kült sözcüğü, eski kültürlerde dini inanışlarla alakalıdır. Buna göre kült, dini inanışlardan kaynaklanan, kutsal kabul edilen değerleri ifade eder. Örneğin eski Türk toplumlarında demir, ağaç, ateş gibi objeler birer külttür. Bunların insanları kötülüklerden koruduğuna inanılır. Tanrı tarafından insanlara bahşedilen değerli varlıklar olduğunu düşünülür. ​​​​​​​Bu nesnelere atfedilen kutsallık, insanların onları çok değerli bulmasına neden olur. Günümüzde bazı sanat eserleri için kült ifadesinin kullanılması, bu değere bina edilmektedir.
tarih öncesi dönem
insanlığın yazının bulunmasından önceki dönemi
tektonik
Yer katmanlarının birbirleri ile olan ilgilerini araştıran yer bilimi kolu
nizam
Düzen
didaktik
Öğretici / Öğretim yöntemlerini ele alan bilgi, öğretim bilgisi
kondansatör
İçinde akımsız elektrik yükü biriktirilen cihaz, yoğunlaç, meksefe
diferansiyel
Özellikle fonksiyonların değişmeleriyle ilgili matematik dalı
us
Akıl (uslanmaz: akıllanmaz)
asal
Esasla ilgili, asıl ve temel olanla ilgili, esasi
germen
Canlı yaratıklarda gametlere dayanan ve gametlerle taşınan üreme ögelerinin tümü
naif
Saf, deneyimsiz / Güzel sanatların özellikle resim alanında kendi kendini yetiştirmiş sanatçısı veya onun yapıtı / Acemice yapılan
eşeyli üreme
İki bireyin bir araya gelmesini gerekli kılan ve gametlerin birbirleriyle döllenmesini sağlayan üreme biçimi / Canlı yaratıklarda gametlere dayanan ve gametlerle taşınan üreme ögelerinin tümü
budak
ağacın büyük dallarının çıktığı kısım (küçük dalları da kapsayabilir, belki) // ağacın, gelişerek dal olacak sürgünü. // Ağacın dal olacak sürgünü / Dalın gövde içindeki başlangıç yeri olan ve tahtalarda görülen yuvarlak koyuca renkte sert bölüm
çivi yazısı
Eski Farsların, Medlerin ve Asurluların kullandığı yazı / Hititler ve Persler, yazılarını kilden tuğlalar üzerine ucu sivri bir çubukla yazarlardı. Onun için yazıları çok ince, çivi biçiminde çizgilere benzerdi. Bu nedenle kullandıkları yazıya "çivi yazısı" adı verilmiştir.
getto
yahudi mahallesi / Bir yerleşim bölgesinin, aynı şehirden gelen insanların yerleştiği bölümü / Avrupa ülkelerinde Yahudilerin gönüllü olarak veya zorlanarak yerleştirildikleri ve her türlü gereksinimini başka yere gitmeden karşılayabildikleri mahalle, Yahudi mahallesi
memnu
Yasak (sıfat)
sofya
Bilgelik
sadaka taşı
Genellikle cami vb. yerlerde ihtiyaç sahiplerinin alabilmeleri için para vb.nin bırakıldığı özel yer
hangar
Uçak, araba, tarım aracı vb. nesneleri barındırmaya yarar kapalı yer, sundurma
Ruh-ül Kudüs
Kutsal Ruh, Hristiyanlıktaki teslis inancının üçüncü ayağı. Baba ve Oğul ile birlikte Tanrı'nın ruhu olduğuna inanılır. "Kutsal Ruh"un Arapçası Ruhu'l-Kudüs'tür.
rızık
Yiyecek, içecek şey, azık
cahiliye
Arap toplumunun İslam öncesi dönemine verilen ad
Mezopotamya
iki ırmak arasındaki bölge / Orta Doğu'da, Dicle ve Fırat nehirleri arasında kalan bölge. // Mezopotamya (Antik Yunanca: Μεσοποταμία Mesopotamia: iki ırmak arasındaki bölge, Süryanice: ܒܹܝܬܼ ܢܲܗܪ̈ܝܼܢ Beyt Nahrin: nehirler ülkesi), Orta Doğu'da, Dicle ve Fırat nehirleri arasında kalan bölge. Mezopotamya günümüzde Irak, kuzeydoğu Suriye, Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve güneybatı İran topraklarından oluşmaktadır. Büyük bölümü bugünkü Irak'ın sınırları içinde kalan bölge, tarihte birçok medeniyetin beşiği olmuştur.[1] Mezopotamya'da yer alan şehirler günümüzde sürekli gelişmektedir.[2] Ayrıca bu bölgede bol miktarda petrol bulunmaktadır.
kriptoloji
şifre bilimi
hiyeroglif
Antik döneme ait bir yazı sistemi / Resim yazı // Şemalar ve resimlerden oluşan hiyeroglif, Rönesans döneminde Yeni Platonculuk'un simgesi haline gelmiştir. // Grekçe'deki hiyeroglifikon (ἱερογλυφικόν) kelimesinden diğer dillere geçen hiyeroglif "kutsal yazıt" demektir. Hiyeroglifikon kelimesi ise kutsal anlamına gelen hiyeros (ἱερός) ve yazıt anlamına gelen glifo (γλυφίς) kelimelerinden oluşmaktadır. // Hiyeroglif, antik döneme ait bir yazı sistemi. Birçok türü olan hiyerogliflerin en bilinen türü Mısır hiyeroglifleridir. Ayrıca Luvi hiyeroglifleri ve Urartu hiyeroglifleri de bu yazı sisteminin Mezopotamya'da kullanılan diğer örneklerindendir. Girit hiyeroglifleri ise Girit Uygarlığı tarafından kullanılan başka bir tür hiyerogliftir.
dehliz
Üstü kapalı, dar ve uzun geçit
diyagonal
Köşegen / Dikdörtgenin bir köşesiyle çarprazında bulunan köşesi arasında çizilen çizgi / Eğri bir biçimde dokunmuş kumaş
meridyen
Boylam
mahıv
Yok etme, yok olma
şarlatan
Kendi bilgi ve niteliklerini veya mallarını överek karşısındakini kandıran, dolandıran kimse / Bilir geçinen kimse
naçiz
Değersiz, önemsiz (bkz: naçizane)
kavim
insan topluluğu, budun // Aralarında töre, dil ve kültür ortaklığı bulunan, boy ve soy bakımından da birbirine bağlı insan topluluğu, budun
sonda
Suyun herhangi bir noktadaki derinliğini ölçmek, dip tabakaların yapısını incelemek için kullanılan araç (italyanca) / Vücudun içinde birikip dışarı atılamayan sıvıyı çekmek veya vücuda sıvı vermek için kullanılan araç
devinim
Zaman içinde durum değiştirme / hareket / Bir toplumdaki olayların ana özelliğini, varlık biçimini belirleyen toplumsal süreçlerin bütünü
veliaht
Bir hükümdarın ölümünden veya tahttan çekilmesinden sonra tahta geçmeye aday olan kimse 2. Herhangi bir göreve veya makama geleceği beklenilen kimse
dipçik
Tüfek vb. silahların namlu gerisinde bulunan, atış sırasında silahın omza dayanmasını veya tabancanın elle kavranmasını sağlayan taban bölümü
gerzek
Geri zekâlı