Level 5 Level 7
Level 6

401 - 500


100 words 0 ignored

Ready to learn       Ready to review

Ignore words

Check the boxes below to ignore/unignore words, then click save at the bottom. Ignored words will never appear in any learning session.

All None

Ignore?
mukaddes
Kutsal
mendebur
Sümsük, sünepe, pis, iğrenç
mukaddime
Ön söz / Bir olayın başlangıcı
müteakip
Arkadan gelen, ardı sıra gelen, ardı sıra / -den sonra (bkz: takip)
beylik
Merkeze tam bağlı olmayarak bir beyin yönetimi altındaki ülke, emîrlik, emaret
hegemonya
Bir kişinin başka bir kişi üzerindeki üstünlüğü ve baskısı (devletler arasında da kullanılır)
rençper
Tarla, bağ, bahçe, yapı ve toprak işlerinde çalışan gündelikçi
nazarında
Birinin düşüncesine göre, birinin gözünde
cetbecet
Soyca, atalardan beri
tahsis
Bir şeyi bir kimseye veya bir yere ayırma
emare
belirti, işaret, alamet, iz, ipucu
içtimai
Toplumsal
yaver
Yardımcı / Emir subayı
payanda
Destek
veranda
Yapının dış kapısının önündeki çatılı, sandalyeli geniş oturma yeri / Üstü kapalı ve çevresi camlı balkon, camlı taraça
kepek
Un elendikten sonra, elek üstünde kalan kabuk kırıntıları
sağdıç
Düğünde gelin veya damada kılavuzluk eden kimse
mentol
Nane kokusu / Naneden elde edilen esansiyel bir yağ türü
mukavele
Sözleşme
velev
İster, isterse, olsa da, kaldı ki, hatta
dana
İneğin bir yaşına kadar olan yavrusu
mübadele
Değişim
zamk
yapıştırıcı olarak kullanılan eriyik (zamk bitkisinden elde edilir)
sair
Başka, öteki, diğer
mekik
El veya otomatik dokuma tezgâhlarında atkı veya argaç denilen ve enine olan iplikleri, uzunlamasına olan arışların arasından geçirmeye yarayan masuralı araç / Genellikle karın kaslarının güçlendirilmesi için yapılan beden hareketi
mukadder
Yazgıda var olan, yazgı ile ilgili olan, alında yazılı olan
edat
Tek başına anlamı olmayan, sonuna geldiği sözle cümledeki diğer kelimeler arasında ilişki kuran kelime türü, ilgeç
varak / varaka
Yaprak (ağaç, defter yaprağı vb) / Yazılı kağıt, varaka / Altın, gümüş veya başka madenler dövülerek oluşturulan ince, parlak yaprak, altın varak, gümüş varak
tevdiat
Banka vb. yerlere para, senet yatırma
tavsamak
Bir iş, bir durum vb. gücünü, hızını kaybetmek, yavaşlamak, gevşemek
kotarmak
Bir işi tamamlamak, bitirmek / Üstesinden gelmek / Hazırlamak
kırkmak
Bir şeyi uçlarından kesmek 2. Saç, sakal veya tüyü kesmek 3. Koyun, keçi vb. hayvanların tüylerini kesmek
çöplenmek
Kendine çıkar sağlamak / Çeşitli yiyeceklerden azar azar yemek
yayık
Tereyağı çıkarmak için sütün, yoğurdun içinde çalkalandığı kap veya makine / Yayılmış, yayvan
kist
içi koloit ya da yağ gibi sıvı ya da yarı sıvı bir maddeyle dolu patolojik torba.
mürüvvet
Bir ailede çocukların doğumu, sünneti, evliliği, iyi bir göreve geçmeleri vb. olaylardan duyulan mutluluk, sevinç 2. Cömertlik 3. Yiğitlik, mertlik /// Mürüvvet, insanlık, yiğitlik, iyilik cömertlik faydalı olmak, iyilik yapmak arzusu gibi manalara gelir ki, hallerin en güzeline riayet etmek demektir. Hadis-i şerifte, (Kimseye zulmetmeyen, yalan söylemeyen ve sözünde duran, mürüvvet sahibidir) buyuruldu. (Edeb-üd-dünya)
sicil
Resmî belgelerin kaydedildiği kütük / Görevlilerin meslek yaşamlarındaki çalışma durumları / Görevlilerin meslek yaşamlarındaki çalışma durumlarının işlendiği dosya
tümen
Tugayla kolordu arasında yer alan birlik, fırka / Büyük küme, yığın / Onbin
acente
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş
fırkateyn
Üç direkli, bir tür yelkenli savaş gemisi
kuram
Uygulamalardan bağımsız olarak ele alınan soyut bilgi / Belirli bir konudaki düşüncelerin, görüşlerin bütünü / Teori
kama
Silah olarak kullanılan, ucu sivri, iki ağzı da keskin uzun bıçak / Oyunda kazanılan her parti
iveğen
Aceleci / Çabuk ilerleyen, akut
tahakkuk
Gerçekleşme, yerine gelme / ödenecek tutarı belirleme
alim
ilim sahibi, çok bilgili
fevkalade
Alışılmış olandan ayrı, olağanüstü, beklenmedik, görülmedik, işitilmedik 2. Aşırı, çok fazla / çok iyi, muhteşem "Babası çocuğun bu hayallerinden dolayı fevkalade müteessir oluyor, ona hiçbir sanat da öğretemiyordu." - A. H. Çelebi
tellal
bir şeyi halka duyurmak için çarşıda, pazarda yüksek sesle bağıran kimse, çağırtmaç
hayrat
Halkın yararlanması için yapılan okul, çeşme, hastane vb. yapı / Sevap kazanmak için yapılan iyilik (hayır kelimesi ile benzer)
optimist
İyimser, pesimist karşıtı
epidemi
Salgın
diyanet
Din kurallarına tam bağlı olma durumu / din
laminant / laminat
(eski olmayan evlerde yere döşenen ahşapsı bir görünüm kazandırılmış kimyasal malzeme // evlerde yere kaplanan açık kahverengi renkteki kimyasal malzeme) // üzeri sahte bir desen (genelde kağıt üzerine çizilmiş) ve pvc kaplı malzeme // sunta ya da benzeri bir malzeme üzerine reçine emdirilmiş kağıt kaplamasından mütevellit panel; kağıdın reçineye emdirilmesi işlemine laminasyon denir, aslen her şeyin üzerine kaplanabilir, parke olur, mutfak tezgahı olur, bölme duvarı olur, ısıya, yanmaya, suya dayanıklıdır. bir de lamine cam vardır ki, kağıt nerde, reçine nerde diye sordurur insana, sanırım laminasyon malzemeden çok presleme tekniğiyle ilgili bir şey. // Yapay reçine çözeltisi emdirilmiş kağıtların üst üste konularak, sıcak preslerde basınç altında sıkıştırılması ile elde edilen malzemeye laminat denir.
diyaliz
Vücut sıvılarındaki istenmeyen maddelerin yarı geçirgen zar aracılığıyla vücuttan uzaklaştırılması temeline dayanan bir çözümleme veya arıtma yöntemi
losyon
Deri ve saç bakımında kullanılan alkollü veya alkolsüz, kokulu sıvı
peyderpey
Azar azar, bölüm bölüm, yavaş yavaş
hakeza
Bunun gibi, böyle, aynı şekilde
stepne
yedek tekerlek (araçlarda bulunan) / Motorlu taşıtlarda janta takılı şişirilmiş lastiği ile birlikte yedek olarak bulundurulan tekerlek, yedekteker. 2. Güç durumlarda sorunları çözen kimse.
feribot
Feribot veya arabalı vapur, taşıt araçlarının taşınmasında kullanılan vapurların genel adıdır
höyük
Toprak yığını, küçük tepe // Tarih boyunca türlü nedenlerle yıkılan yerleşme bölgelerinde, yıkıntıların üst üste birikmesiyle oluşan ve çoğu kez içinde yapı kalıntılarının gömülü bulunduğu yayvan tepe
zoka
Aldatıcı şey, tuzak, hile // Büyük balıkları tutmakta kullanılan, küçük balık biçiminde, ucu iğneli kurşun parçası
işportacı
sergici, İşporta ile mal satan satıcı
çapa
Tarlalarda toprağı işlemek için kullanılan ağaç veya demir saplı kazı aracı / ayrıca bkz: gemi çapası/çıpası (gemicilerin sembolü): Gemilerin dalgalara, akıntılara kapılarak yer değiştirmemesi için suya atılan, zincirle gemiye bağlı bulunan, ucu çengelli ağır demir araç, çipo, demir
katır
Atgillerden, dişi at ile erkek eşeğin çiftleşmesinden doğan melez hayvan 2. sıfat Kaba, bayağı, görgüsüz (kimse) // (kısrak: dişi at)
kuyum
Değerli metal ve taşlardan yapılan süs eşyası
zürriyet
Döl, soy sop, sulp 2. Çocuk
moloz
Toprak ve kireçle karışık taş kırıntıları, yapı döküntüsü, inşaat atığı 2. sıfat Değersiz, işe yaramaz (şey veya kimse)
tezek
sığır dışkısı 2. Sıkışmış, kuru toprak parçası, kesek
müsvedde
Yazı taslağı, karalama 2. Bir şeyin kötü benzeri "Anne değil ki anne müsveddesi."
muharrem
Ay takviminin birinci ayı, aşure ayı, matem ayı (ay takvimi: kamer takvimi)
akrilik
Renksiz, keskin kokulu asitler. // Bu asitler kullanılarak yapılan. (Akrilik boya, yağlı boya kıvamında, suluboya parlaklığında su bazlı bir boya türüdür. Yapısındaki esnek pigmentler sayesinde dış etkenlere yağlı boyadan daha dayanıklıdır. Tuval üzerinde çatlama yapmadığı için ressamlar tarafından tercih edilmektedir. Kokusuz ve çabuk kuruyan bir yapıya sahiptir.)
sabi
Küçük çocuk
sübyan
Çocuklar
zade
Oğul, evlat
sarkaç
Durağan bir nokta çevresinde ağırlığının etkisiyle salınım yapan hareketli katı cisim, rakkas, pandül (ipe bağlı bilye düşünün)
politeizm
Çok tanrıcılık
incitmebeni
Kanser
perçin
İki veya daha çok levhayı birbirine bağlamak için geçirilen çivinin, ezilerek baş durumuna getirilen ucu
peşkeş
Hediye, armağan / Yaranmak amacıyla uygunsuz olarak verilen şey
arş
İslam inanışına göre göğün en yüksek katı / "Yürü" komutu (askerlik) (bkz: marş)
aç-biilaç
Aç ve bakımsız bir biçimde
döşek
Yatak / Gemi gövdesinde, su basıncı, çarpma, karaya oturma vb. durumlarda darbeleri karşılayabilecek, yük ve makinelerin ağırlığına dayanabilecek dirençteki yapı gereci
asfalya
sigorta (Ege ağzı) ( asfalya kelimesi yunanca sigorta anlamına gelir ve çoğu izmir'li elektrik sigortası yerine asfalya kelimesini kullanmaktadır.)
şamanizm
Şamanizm, varlığı tüm insanların tarihinde erken taş devrine ve daha da geriye kadar kanıtlanabilen, inisiyasyon içeren bir vecd ve trans tekniği.
döpiyes
Etek ceketten oluşan iki parçalı kadın giysisi
mazlum
Sessiz, sakin, yumuşak kimse. 2. Zulüm görmüş.
homofobi
eşcinsel korkusu
başat
Baskın, hâkim, dominant
kafa kağıdı
Nüfus cüzdanı, nüfus kâğıdı, hüviyet
caka satmak
gösteriş yapmak, çalım satmak
nazari
Kuramsal, teorik, bilgi hâlinde, nazariye niteliğinde olan, iş hâline geçmemiş, uygulama alanına çıkmamış olan,
gala
Resmî bir törenden sonra yapılan büyük ve gösterişli şölen 2. Ön gösterim
büluğ
Ergenleşme
peydah / peyda
Belirme, belli, açık, peydah (peyda olmak: belirmek)
sümen
Üzerinde yazı yazmaya yarayan deri kaplı altlık (ofislerde kullanılır)
absürt
Saçma
matine
Tiyatro, sinema, konser salonu vb.nde gündüz gösterisi
enfiye
Kurutulmuş tütünden yapılan ve burna çekilen keyif verici, aksırtıcı toz, burun otu /// Enfiye, toz haline getirilmiş tütünün burun deliklerine çekilerek tüketicide nefes yoluyla fizyolojik etki yapan bir tütün mamulüdür.
gravür
Bir baskı tekniği olarak matbaacılıkta ve sanat ürünlerinin yaratımında kullanılan gravür, bir kazıma şekli, çukurbaskı veya oyma baskı olarak adlandırılabilir. Baskı yapılacak görüntü ahşap, metal veya taş levha üzerine çeşitli yöntemler (elle kazıyarak veya asite yedirme) aktarıldıktan sonra levha mürekkep ile sıvanır. Levhanın yüzeyi temizlenince mürekkep yalnız çukur yerlerde kalır ve levhanın üzerindeki görüntü baskı uygulanarak kağıda aktarılır.
hörgüç
Devenin sırtındaki tümsek, çıkıntı 2. Bu çıkıntıya benzeyen tümsek, çıkıntı
munis
Cana yakın, uysal, sevimli / Alışılan, alışılmış, yabancı olmayan / Uygun / Adnan Oktar'ın bizlere tanıttığı kelime