Level 1 Level 3
Level 2

4 Aralık 2015 - Cuma


53 words 0 ignored

Ready to learn       Ready to review

Ignore words

Check the boxes below to ignore/unignore words, then click save at the bottom. Ignored words will never appear in any learning session.

All None

Ignore?
أكْثَر حَيْوَان اُحِبُّه
En çok sevdiğim hayvan
ما أكْثَر حَيْوَان تُحِبُّه ؟
En çok hangi hayvanı seviyorsun ?
تَجَوَّلَ ـ في
gezmek, dolaşmak (gezdi)
إشْتَغَلَ
çalışmak, iş yapmak, uğraşmak (çalıştı)
أيْنَ تَشْتَغِلُ ؟
Nerede çalışıyorsun ?
شَغَّلَ
çalıştırmak, çalışmasını sağlamak (çalıştırdı)
شَغَّلْتُ السَيّارَة
Arabayı çalıştırdım
اُشّغِّلُ عَشَرَة أشْخاص في هَذِه الشَرِكَة
Bu şirkette 10 kişi çalıştırıyorum
شَغَّلْتُ المِصْباح
Lambayı yaktım (çalıştırdım)
لُقاح
aşı, aşı maddesi
ألْلُقاح مُفِيد لِلْجِسْم
Aşı vücut için faydalıdır
لَقَّحَ
aşı yapmak, aşılamak (aşı yaptı)
لَقَّحَ الْطَبِيب في يَوْم اَلْتَلْقِيح
Doktor aşı(lanma) gününde aşı yaptı
نَشِيط
aktif, enerjik, faal
نَشاط
1. etkinlik, aktivite / 2. aktiflik, canlılık
أعْمَلُ بِنَشاط
Aktif olarak çalışıyorum
ضِدَّ
karşı, karşılık olarak, aleyhinde
ضاعَفَ
iki katına çıkarmak (... çıkardı)
ضِعْف
iki kat, iki misli
الأسْعار هَذِهِ السَنَة ذادَتْ أضْعافاً
Bu sene fiyatlar iki kat arttı
كَرِهَ
nefret etmek (nefret etti)
أحَبَّ
sevmek (sevdi)
أعْجَبَ
hoşuna gitmek, beğenmek (hoşuna gitti)
إسْتَخْدَمَ
kullanmak, istihdam etmek (kullandı)
حالَة إسْعاف
acil durum
إسْعافات أوَّلِيَّة
ilk yardım
عَمِيق
derin
نَوْم عَمِيق
derin uyku
نَوْم خَفِيف
hafif uyku
إبْرَة
iğne, ibre
إسْتَيْقَظَ
uyanmak, kalkmak (uyandı)
إنْفَجَرَ
patlamak, infilak etmek (patladı)
قُنْبُلَة
bomba
أيْقَظَ
uyandırmak, kaldırmak, kaldırmak (uyandırdı)
أيْقِظْني
Beni uyandır (erkek kişiye hitaben)
أيْقِظَيْني
Beni uyandır (kadın kişiye hitaben)
إنْتَهى
bitmek, sona ermek (bitti)
مُسْتَوْصَف
klinik, sağlık ocağı, muayenehane
نَظَّفَ
temizlemek, arıtmak (temizledi)
أتى
gelmek (geldi)
ما كُنْتُ سَآتي
Gelmeyecektim
كُنْتُ لَنْ آتي
Gelmeyecektim
لِماذا لَمْ تَأْتي الدَرْس الماضي ؟
Geçen ders neden gelmedin ?
سَيْطَرَ ـ على
hakim olmak, kontrol etmek (hakim oldu)
سَيْطَرَ اللآعِب عَلى الكُرَة
Oyuncu topu kontrol etti
ضَوْضاء
gürültü
أزْعَجَ
rahatsız etmek, sıkıntı vermek (rahatsız etti)
تَقْديم
sunum, takdim
رَكَضَ
koşmak (koştu)
تَزَلَّجَ
kaymak, kayak yapmak (kaydı)
تَزَحْلَقَ
kaymak, kızakla kaymak (kaydı)
مُراهِق / مُراهِقَة
ergen, genç
أحْضَرَ
getirmek (getirdi)