Level 2 Level 4
Level 3

7 Aralık 2015 - Pazartesi


54 words 0 ignored

Ready to learn       Ready to review

Ignore words

Check the boxes below to ignore/unignore words, then click save at the bottom. Ignored words will never appear in any learning session.

All None

Ignore?
تالِي
sonraki, bir sonraki
إخْتَرَعَ
icat etmek (icat etti)
عاقَبَ
cezalandırmak, ceza vermek (cezalandırdı)
سَيِّءَ
kötü, fena
عاقَبْتُ الطالِب على سُوء أدَبه
Öğrenciye edepsizliği üzerine ceza verdim
ثَقافَة
kültür
عاجِز
aciz, engelli, güçsüz
إخْتَرَمَ
saygı göstermek (saygı gösterdi)
قلِيل
az, kıt
آذَى
zarar vermek, acıtmak, incitmek (zarar verdi)
آذاني
Bana zarar verdi
اِمْتَلَكَ
sahip olmak, elinde bulundurmak (sahip oldu)
آخَرِين
diğerleri
طَرَدَ
kovmak, çıkarmak, işten çıkarmak (kovdu)
رَشْوَة
rüşvet
طَرَدَ المُدِير المُوَظَّف لِأنَّه أَخَذَ رَشْوَة
Müdür çalışanı rüşvet aldığı için kovdu
حَصَلَ - عَلَى
elde etmek, kazanmak, almak (elde etti)
مِنْحَة
burs, hibe, bağış
حَصَلْتُ عَلَى دَرَجَة عالِي في الإمْتِهان
Sınavdan yüksek not aldım
نالَ
elde etmek, kazanmak, almak (elde etti)
إسْتِقالَ
istifa etmek, bırakmak, çekilmek (istifa etti)
رِياضَة
spor, egzersiz
مَشَى
yürümek (yürüdü)
رَدَّ - على
cevap vermek, karşılık vermek (cevap verdi)
أَجَابَ - على / عن
cevap vermek, karşılık vermek (cevap verdi)
اُجِيبُ عَلَى الهاتِف
Telefona bakıyorum (cevap veriyorum)
اُجِيبُ عَن السُؤال
Soruya cevap veriyorum
مَسَحَ
silmek, temizlemek (sildi)
لا تَمْسَح السَبُّورَة
Tahtayı silme !
ذئب
kurt
مُفْتَرِس
yırtıcı, vahşi
سِنّ
diş
حادّ
keskin, şiddetli
ما رَأيْتُ ذِئْب حيَّاً
Hiç canlı olarak kurt görmedim
لَمَعَ
parlamak, ışıldamak (parladı)
رَمادِي
gri, kül rengi
ذَهَب
altın
خاتَم
yüzük
إسْوَارَة
bilezik
عِقْد
kolye
حَلَق
küpe
غَنَم
koyun (hayvan)
حَزِنَ - على
üzülmek, kederlenmek (üzüldü)
فَرِحَ - ل
sevinmek, neşelenmek, menun olmak (sevindi)
حَزِنْتُ عَلَى فَشَل الإمْتِهان
Sınav başarısızlığına üzüldüm
فَشِلَ
başarısız olmak (başarısız oldu)
غَرَقَ
(suda) boğulmak, batmak (boğuldu)
فَقَدَ
kaybetmek, yitirmek (kaybettti)
فَقَدْت أغْلَى ما أمْتَلِكُ
Sahip olduğum en değerli şeyi kaybettim
خَلَّصَ
kurtarmak (kurtardı)
خَلَّصْنِي مِنْه
Beni ondan kurtar
قَصَّ
kesmek, kırpmak, makasla kesmek (kesti)
كُلَّما أصْبَحْتُ أذافِرِي طَوِيلَة أقَصُّها
Tırnaklarımı uzadığı zaman keserim
صُنْبُور
musluk, çeşme