Level 4 Level 6
Level 5

18 Aralık 2015 - Cuma


61 words 0 ignored

Ready to learn       Ready to review

Ignore words

Check the boxes below to ignore/unignore words, then click save at the bottom. Ignored words will never appear in any learning session.

All None

Ignore?
وَ إلاّ
ya, ya da, yoksa, aksi halde
وَ إلاّ إجْتَهِدْ دَرْسُك وَ إلاّ سَأضْرِبُك
Ya dersine çalış ya da sana vuracağım
سَاُحاوِل أنْ اُسَجِّل في الجامِعَة وَ إلاّ ـ وَ إذا ما إسْتَطَعْتُ أنْ اُسَجِّل ـ سَاُسَافِر إلَى فَرَنْسَ
Üniversiteye kayıt olmaya çalışacağım, aksi halde Fransa'ya gideceğim
سَلِمَتْ يَدَاك
Eline sağlık
هَجَمَ ـ عَلَى
saldırmak, hücum etmek (saldırdı)
هَجَمَ الثَعْلَب عَلَى الدَجّاج
Tilki tavuğa saldırdı
رَبَطَ ـ بِـ
bağlamak, sarmak, düğümlemek (bağladı)
كِيس
poşet, torba
رَبَطْتُ الكِيس
Poşeti bağladım
رَبَطْتُ الكَلْب بِشَجَرَة
Köpeği ağaca bağladım
رَبَطْتُ يَدِي بِالشاش
Elimi sargı beziyle sardım
مَرَّة كَثِيراً
bir çok kere, defalarca
هِزام الأمان
emniyet kemeri
عَضَّ
ısırmak, dişlemek (ısırdı)
عَضَّنِي
Beni ısırdı
إرْتَبَطَ ـ بِـ
bağlı olmak, ilişkili olmak, bağlanmak (bağlı oldu)
سِعْر الذَهَب يَرْتَبِطُ بِسِعْر الدُولار
Altının fiyatı doların fiyatıyla ilişkili olur (ilişkilidir)
طَوَّرَ
gelişmek, ilerlemek, iyileşmek (gelişti)
تطْوِير الإقْتِساد يَرْتَبِطُ بِالأحْوَال السِيَاسِيَّة
Ekonomik gelişme siyasi durumlara bağlıdır
أنْتَجَ
üretmek (üretti)
صادِرات
ihracat
وَارِدات
ithalat
خَيْط
iplik
وَاجِب
görev, zorunluluk, ödev
وَجَبَ ـ أنْ ـ عَلَى
gerekli olmak, zorunlu olmak (gerekli oldu)
يَجِبُ أَن أَذْهَبَ
Gitmem gerekiyor (Gitmeliyim)
يَجِبُ عَلَيَّ الشُكْر
Şükretmem gerekir
قَطَعَ
kesmek, kesip koparmak (kesti)
قامَ بِـ
yapmak, uygulamak, gerçekleştirmek (yaptı)
سَأقُومُ رَئِيس الوُزَرَاء بِزِيارَة إلَى ألْمَانْيَة
Başbakan Almanya'ya bir ziyaret gerçekleştirecek
تَخَلَّصَ ـ مِن
kurtulmak, savuşturmak (kurtuldu)
تَخَلُّصْتُ مِن هَذِهِ العادَة السَيِّءَة
Bu kötü alışkanlıktan kurtuldum
وَضَعَ
koymak, yerleştirmek, atmak, bırakmak (koydu)
وَضَعْتُ مِلْعَقَتَيَن سُكَّر فِي شايِي
Çayıma iki kaşık şeker koydum
اِسْتَرَاحَ
dinlenmek, rahatlamak, gevşemek (dinlendi)
أَصْدَرَ
çıkarmak, yayınlamak, ilan etmek (çıkardı)
الحُكُومَة أَصْدَرَتْ قانُوناً
Hükümet kanun çıkardı
صَلُون الحَلاّقَة
Berber salonu
فريق
takım, ekip, grup
شَجَّعَ ـ على
teşvik etmek, desteklemek, cesaretlendirmek (teşvik etti)
قَمَحْ
buğday
فَلاّح
çiftçi, köylü
الحُكُومَة تُشَجَّعُ الفَلاَّح عَلَى زِراعَة القَمَح
Hükümet çiftçileri buğday üretimine teşvik ediyor
أَيَّدَ
desteklemek, tutmak, beğenmek (destekledi)
اُئَيِّدُ فَرِيق فَنَرْبَاحْجَة
Fenerbahçe'yi tutuyorum
مَن تُئَيِّدُ فِي الإنْتِخابات ؟
Seçimlerde kimi destekliyorsun ?
تَرَكَ
bırakmak, terketmek (bıraktı)
شَجَّعْتُ صَدِيقِي عَلَى تَرْك السِجارَة
Arkadaşımı sigarayı bırakmasında destekledim
إصْلاح
reform, düzenleme, iyileştirme
كَمْ أخ لَك ؟
Kaç kardeşin var ?
لِي أخَوَيْن ، لَيْسَ لِي اُخْت
İki erkek kardeşim var, kız kardeşim yok
نَدِمَ ـ عَلَى
pişman olmak (pişman oldu)
مُسْتَثْمِر
yatırımcı, finansör
مُبادِر
girişimci
وَجْبَة
öğün, yemek
لِنَفْتَرِضْ أنَّ
Farz edelim ki, varsayalım ki
مَدْرَسَة سَنَوِيَّة
lise
أَقْنَعَ ـ بِـ
ikna etmek, inandırmak (ikna etti)
صَبَّ
dökmek, boşaltmak, akıtmak (döktü)
إنْسَكَبَ
damlamak, dökülmek (damladı)
عَلَى الأقَلْ
en azından, hiç olmazsa