Level 1 Level 3
Level 2

51 - 100


50 words 0 ignored

Ready to learn       Ready to review

Ignore words

Check the boxes below to ignore/unignore words, then click save at the bottom. Ignored words will never appear in any learning session.

All None

Ignore?
dolaylı öğrenme kapasitesi
bireylerin kendileri dışındaki bireylerin davranışlarını ve bu davranışların sonuçlarını gözlemleyerek gerçekleştirdikleri öğrenmeler.
dolaylı pekiştirme
bireyin modelin davranışlarının pekiştirildiğini gözleyerek benzer davranışları sergilemesi.
dölüt evresi
yaşamın başlangıcı olan döllenme ile başlayıp ikinci haftanın sonunda döllenmiş yumurta hücresi olan zigotun rahime aşılanması ile sona eren evre.
duyarlı zaman aralıkları
gelişimsel kazanımlarda, belirli bir yaşantının, en çok etkileme potansiyeline sahip olduğu belirli zaman dilimleri.
duyusal bellek
duyu organları aracılığıyla alınan uyarıcıların işlenmeden önce çok kısa süre tutulduğu bilgi deposu.
duyusal kayıt
duyu organları vasıtasıyla alınan uyarıcıların işlenmeden önce çok kısa bir süre, duyusal bellek adı verilen bilgi deposunda tutulması.
duyuşsal davranış
bireyin ilgi, tutum, tavır, kaygı, cesaret, dostluk, dürüstlük vb. kişilik değer yargılarının ürünü olan davranışlar.
edimsel koşullama
davranışların uyaran-tepki-uyaran ilişkisi içinde ortaya çıktığını ileri süren öğrenme kuramı
eğitim psikolojisi
eğitim sürecinde öğrencilerin gelişimsel özelliklerini dikkate alarak ve öğrenmenin temel ilkelerini ve kurallarını kullanarak nitelikli bir öğrenme öğretme süreci gerçekleştirmeyi hedefleyen ve bunun içinde mevcut bilimsel bilgileri kullanan ve bilimsel bilgiler üreten bir bilim alanı.
eğitim
kendi yaşantıları yoluyla bireylerin davranışlarında kasıtlı ve istendik değişlikler meydana getirme süreci.
ego
freud’un yapısal kişilik kuramı’na göre, gerçekçi, mantığa uygun, akılcı bir biçimde davranan, idin kabul edilmez istekleri ile süperegonun katı kurallarını uzlaştırmaya ve dengelemeye çalışan, gerçeklik ilkesine göre hareket eden kişiliğin merkezinde olan bileşen.
ektoderm
saç, tırnak, deri ve sinir sistemi gibi yapıların oluşmasını sağlayan dış doku tabakası.
embriyo evresi
yaklaşık ikinci haftanın sonundan itibaren başlayıp sekizinci haftanın sonuna kadar devam eden doğum öncesi evre.
empatik bakış açısı
bir başka kişinin bakış açısıyla, objektifliğini yitirmeden, geçici bir süre için, onun dünyasına bakıp, dünyayı onun gözleriyle görebilme becerisi.
endoderm
akciğer, karaciğer ve sindirim sistemi gibi iç organların oluşmasını sağlayan iç doku tabakası.
ergen benmerkezliliği
ergenin kendisiyle yoğun ilgili olmasının sonucu olarak, bilgilerin yanlı biçimde işlenmesi.
erinlik
ergenlik döneminin ilk yıllarındaki ortaya çıkan fiziksel gelişmeleri ifade etmek için kullanılan ve ergenliğin ilk yıllarına verilen ad.
erken olgunlaşma
ergenlerin yaşıtlarından daha önce erinliğe girme belirtileri göstererek ani, daha hızlı bir bedensel büyümeyle ikincil cinsiyet özellikleri kazanması.
fenotip
bireyin sahip olduğu gözlenebilen özellikler.
fetüs evresi
gebeliğin yaklaşık sekizinci haftasının sonundan bebeğin doğumuna kadar geçen zaman dilimini içeren doğum öncesi dönemin en uzun evresi.
fiziksel gelişim
bir kişinin bedeninde ve anatomik özelliklerinde meydana gelen değişmeler.
geç olgunlaşma
ergenlerin yaşıtlarıyla aynı zaman diliminde erinliğe girme belirtileri gösteremeyerek, ani ve çok hızlı bir bedensel büyümeyle ikincil cinsiyet özellikleri kazanımını gerçekleştirememe, yaşıtlarından daha sonraki bir zamanda bu büyümeyi gerçekleştirme.
gelişim ödevi
bireylerin her gelişim döneminde kazanması gereken davranışlar.
gelişim
bireylerde, yaşamın başlangıcından sonuna kadar ortaya çıkan sistematik ve ardışık özelliğe sahip niteliksel ve niceliksel değişmeler.
genelleme
öğrenilen davranışların öğretimde kullanılan araçgereçler, kişiler ve ortamlar dışında da sergilenmesi.
genotip
bireyin sahip olduğu genetik özellikler.
gözleyerek öğrenme
davranışın gerçekleştirilirken gözlenmesi ya da gerçekleştirildiği için pekiştirildiğinin gözlenmesi sonucunda davranışın sergilenmesi.
hümanistik yaklaşım
insanların yaşamları hakkında karar verebilme ve davranışlarını kontrol edebilme kapasitesi ile dünyaya geldiklerini öne süren, insanın temelde iyi olduğu düşüncesinin hakim olduğu yaklaşım.
id
freud’un yapısal kişilik kuramı’na göre, kalıtımla gelen, doğuştan varolan ve ruhsal enerjinin kaynağını oluşturan, haz ilkesine göre davranan kişiliğin ilkel bileşeni.
ikinci çocukluk dönemi
genellikle 6-12 yaşlar arasındaki zaman dilimini içeren gelişim dönemi.
ikincil cinsiyet özellikleri
üreme fonksiyonuyla doğrudan ilişkili olmayan, bedenin dışından bakıldığında gözle görülebilen, cinsiyeti farklılaştıran ilave özellikler.
ikincil pekiştireçler
biyolojik gereksinimleri karşılamaya yönelik olmayan bireyin hoş bulduğu ve öğrenme sonucunda pekiştirici özellik kazanmış olay, durum, nesne ya da etkinlikler.
ilk çocukluk dönemi
bebeklik döneminin sona ermesinden itibaren yaklaşık altı yaşın başlangıcına kadar devam eden gelişim dönemi.
ince motor beceri
kollar, eller ve parmaklardaki daha küçük kasları koordine etme yeterliliği.
işleyen bellek
üzerinde zihinsel işlemlerin yapıldığı, bilgilerin geçici olarak tutulduğu bilgi deposu
kaba motor beceri
genel kuvvet ve dayanıklılık gösterecek biçimde bacaklarda ve kollarda büyük kasların kullanımını gerektiren beceri.
karakter
kişiliğin ahlaki yönü.
katılım
öğrencinin kendisine sağlanan öğretme durumunun öğeleri ile örtülü ya da açık bir biçimde etkileşmesi ve öğrenme çabası işine girmesi.
kısa süreli bellek (ksb)
duyularla alınan ve dikkatin yoğunlaştırıldığı yani üzerinde düşünülen bilgilerin barındığı bilgi deposu.
kişilik
bireye özgü olan onu diğer bireylerden ayırt eden ve bireyin uyum tarzını içeren tutarlı olarak gösterdiği duygu, düşünce ve davranış örüntüleri. kişisel efsane ergenlik döneminde ortaya çıkan
klasik koşullama
belirli bir uyaranın varlığında belli bir tepkinin ortaya çıkması.
kodlama
uzun süreli belleğe kaydedilmesi istenen bilgilerin zihinsel simgelerinin oluşturulması.
korunum
bir nesnenin sayı veya miktar gibi özelliklerinin görünümündeki farklılıklara veya yüzeysel değişikliklere rağmen değişmeyeceğini anlama yönündeki bilişsel beceri.
koşullama
belirli bir uyaranın varlığında bireyin daima aynı tepkiyi vermesi.
koşullu uyaran
nötr uyaranla birlikte sunulan ve zamanla aynı tepkiye yol açan uyaran.
koşulsuz tepki
herhangi bir öğrenme yaşantısına bağlı olmaksızın koşulsuz uyarana karşı sunulan tepki.
koşulsuz uyaran
bir öğrenme yaşantısına bağlı olmaksızın bireyde tepkiye neden olan uyaran.
kronik
uzun süreli etkiye sahip belirtilerin üç-dört aydan daha fazla bir süre içinde tekrarlayan bir şekilde ortaya çıkması.
kural öğrenme
ortak özellikler taşıyan durumlara benzer tepkilerde bulunma.
kuram
mevcut durumu açıklamak ve yordamak için değişkenler arasındaki ilişkileri ortaya koyan kendi içinde çelişkisiz bilgiler bütünü.